Dünya aylardır Rusya ile Ukrayna arasında çıkacak bir olası bir sıcak çatışmaya kilitlenmiş durumda.

Rusya bölgeye asker yığarken Kiev yönetimine destek veren Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve Birleşik Krallık başka olmak üzere Avrupa Birliği (AB) üyesi ülkelerde boş durmadı.

Ancak Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, dün aldığı bazı kararları hayata geçirdi.

Putin, Donetsk ve Lugansk’ın bağımsızlığını tanıyan yasaya imza attı.

Böylece bu iki bölgenin Ukrayna’da kopartılması için girişimleri başlatmış oldu.

Buraların da tıpkı Kırım gibi Rusya’ya bağlanması gerçekleşebilir.

Kararın yanı sıra mesajlarını bir konuşma yaparak veren Putin, buna rağmen Ukrayna’yı kardeş gördüğünü iddia etti.

Putin’in almış olduğu kararlar ne anlama geliyor? Donetsk ve Lugansk, Kırım’ın yaşadığı süreci yaşayabilir mi? Kırım konusunda Rusya’ya bir kısım yaptırım uygulayan ABD ve AB, Rusya’nın bu hamlelerine karşı ne yapabilir?

Bu konuda çeşitli görüşler mevcut. Kimi uzmanlar, Putin’in hamlesiyle dengeleri değiştirdiğini, sıcak çatışmaya girmek yerine bağımsızlığı kabul ederek planını zamana yayarak hayata geçirmeyi tercih ederek kendisine tehdit edenleri şaşırttığını söylerken kimisi de ABD ve AB’nin ciddi yaptırımlarla Rusya’nın ekonomisini zarara uğratarak Rus Devlet Başkanı’nı köşeye sıkıştırabileceğini iddia ediyor.

Rusya-Ukrayna gerginliği devam ediyor
Rusya-Ukrayna gerginliği devam ediyor / Fotoğraf: Reuters

 

“Ukrayna Rusya için kırmızı çizgidir”

Bu uzmanlardan biri olan Artvin Çoruh Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Sıtkı Bilgin, ABD’nin, Rusya’ya karşı safları sıklaştıracağını söyledi.

Putin’in yaptığı açıklamanın satır aralarında Ukrayna’nın tarihsel olarak kardeş bir halk olduğuna vurgu yaptığını hatırlatan Bilgin, “Putin, Ukrayna’nın Rusya’nın ayrılmaz bir parçası olduğu şeklindeki konuşmasıyla niyetini ortaya koydu” dedi.

“Rusya’nın amacı bütün Ukrayna’yı almak değil” diyen Bilgin, “Moskova yönetimi Ukrayna’yı işgal edip de Stalin’in pozisyona düşmez. Rusya, Ukrayna rejimini sert bir şekilde Batı’dan ayırıp kendine yakınlaştırmak istiyor. Çünkü Ukrayna Rusya için kırmızı çizgidir. Rusya’nın güvenliği ve hayat sahası bakımından Moskova Kiev’in Batı’nın kontrolünde olmasını istemiyor ve krizin ortaya çıkış sebebi de bundan kaynaklanıyor” diye konuştu.

 

Mustafa Sıtkı Bilgin
Mustafa Sıtkı Bilgin / Fotoğraf: Twitter

 

Rusya-Ukrayna arasındaki gerginliğin aynı zamanda Avrupa krizine dönüştüğünü savunan Bilgin, “2014’teki Minsk Protokolü’nde Rusya, Ukrayna ve Avrupa Güvenlik ve İş Birliği Teşkilatı’nın (AGİT) imzası var. Rusya Donetsk ve Lugansk’taki isyancı hükümetleri tanıyarak bu anlaşmayı bozmuş oldu” ifadelerini kullandı.

“ABD, Rusya’ya karşı safları sıklaştırmış oldu”

“Moskova’nın hamlesine karşı Batı ne yapacak” sorusuna Prof. Dr. Mustafa Sıtkı Bilgin, şu cevabı verdi:

“Sert ekonomik yaptırımlardan söz ediliyor. Uluslararası siyasette özellikle Batı ile Rusya arasında tansiyon bundan sonra gittikçe daha da artacak. Bu aynı zamanda diğer taraftan da ABD’nin Batılı müttefikler ile ilişkilerini güçlendirmeye yaradı. ABD, Rusya’ya karşı safları sıklaştırmış oldu. Burada asıl hedef ABD-Çin mücadelesidir. ABD, Çin’e yüklenmeden önce Rusya’yı bir şekilde ya tarafsız ya da kendisine yakın bir anlaşmaya zorlamak istiyor. Ukrayna-Rusya krizinin en derinindeki sebeplere indiğimiz zaman bunu görüyoruz.”

“II. Dünya Savaşı da böyle başlamıştı”

Okan Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Poyraz Gürson, başlangıçta Donetsk ve Lugansk’ın da Kırım gibi olacağı gözüktüğünü ancak sonraki aşamalarda bunun değişme olasılığının bulunduğunu belirtti.

 

Ali Poyraz Gürson
Ali Poyraz Gürson / Fotoğraf: Twitter

 

Bu süreçte ABD’nin hem müttefik biriktirme hem de Rusya’yı kuşatmaya devam ettiğini aktaran Gürson, “Rus lider Putin bu hamleyi yaparak ne elde etti? Aslında bir şey elde ettiği yok. II. Dünya Savaşı da böyle başlamıştı. Putin bir yıpratma savaşının içinde. Çin lideri Şi Cinping ile ne konuştuğunu bilmiyoruz. Uzakdoğu’da olimpiyatlar bitti ve eli kulağında ve bir de Tayvan meselesi var. Bakalım neler çıkacak?” diye konuştu.
Prof. Dr. Ali Poyraz Gürson, şu anda yaptırım sesinin cılız çıktığını dile getirerek, “Yaptırımlar daha da artabilir. Artı bu bir yıpratma savaşı. Dozajı gittikçe artacak” yorumunu yaptı.

“Donetsk ve Lugansk zaten Rusya toprağıdır”

Boğaziçi Üniversitesi Sosyoloji Bölümü kurucularından Prof. Dr. Faruk Birtek de Donetsk ve Lugansk’ın tıpkı Kırım gibi Ukrayna’da kopartılacağı görüşünde.

 

Faruk Birtek
Faruk Birtek / Fotoğraf: Twitter

 

Ancak Birtek diğer meslektaşlarında bu konuda ayrışıyor. Birtek’e göre Putin’in yaptığı doğru.

Moskova’nın hamlesine karşı Batı’nın ortalığı karıştırmaya devam edeceğini vurgulayan Birtek, “Rusya doğrusunu yaptı” iddiasında bulundu.

Prof. Faruk Birtek, şunları söyledi:

“Donetsk ve Lugansk zaten Rusya toprağıdır. Ukrayna bu iki bölgeye ehemmiyet vermiyordu. İki bölge için federasyon istendi Ukrayna vermedi, federasyon olsalardı bugün bunlar yaşanmadı. Yapacak başka bir şey yok. Kırım’da öyle. İki tarafta da Ruslar haklı. Batı orada emperyalist emellerini icra ediyor. Batı orayı karıştırmaktan başka bir şey yapmıyor.”