Türkiye’nin ABD’ye her karşı çıkışında ekonomik krizle karşı karşıya kaldığını belirten Emekli Binbaşı Gürson, Şimdi de, ‘İran’ı vuracağım, tarafını seç’ diyor. Bunu yaparken de Türkiye’de yine ekonomik kriz patlama senaryoları yazmaya başladı” dedi.

Bünyamin ÖZTÜRK/Ankara

Emekli Binbaşı, Kocaeli Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Poyraz Gürson, İdlib konusunda Rusya ile bu kadar sık görüşülmesinin bu ülke aracılığıyla Suriye rejimi ile birlikte bir hamle yapılacağı anlamına geldiğini de söyledi. İdlib’in bugün bütün vesayet savaşlarının ortak noktası ve Suriye’de savaşın düğümü haline geldiğini belirten Gürson, Türkiye’nin burada net bir başarı kazanmak istiyorsa Batı dünyasına karşı net hamleler yapmak zorunda olduğunu söyledi. Rusya’nın PYD’yi kaybetmek istemediğini ifade eden Gürson, şöyle dedi:

“Türkiye ise Fırat’ın doğusu ve İdlib bölgesinde bu terörist unsurları istemiyor. Son günlerde artan diplomasi trafiği Rusya aracılığıyla Suriye rejimi ile ortak birtakım hamleler yapacağımız kanısını güçlendiriyor. Türkiye bu yolla birtakım inisiyatifler de alabilir. Bu da Türkiye’ye sahada ve masada kazanım olarak yansır. Fırat Kalkanı olsun, Zeytindalı operasyonu olsun söylediğim anlamda Türkiye’ye kazandırdı. Böyle bir inisiyatif alınası şu aşamada önem kazanıyor. Çin bile İdlib’de olmak istiyor. Çin, Uygur bölgesinden gelenlere karşı orada önlem almak istiyor kendince. İdlib vekalet savaşının tam anlamıyla yaşandığı bir yer olarak duruyor karşımızda. Türkiye bu noktada inisiyatif alabilirse büyük ölçüde sahayı lehine çevirecektir.”

Poyraz Gürson, NATO’nun kendini yeniden tanımlama zorunluğu çektiği bir ortamda Türkiye’nin, Batı’dan kopmadan bir destek almak istiyorsa NATO’nun içinde bulunan ülkelerle birlikte AB ordusunu gündeme getirmesi gerektiğini de belirtti. Gürson, “Türkiye ve Kanada’nın çekince koyduğu bu yapılanmaya eğer Türkiye çekincesini kaldırırsa o zaman ABD’nin yaratacağı her türlü olumsuzluğu kolayca aşma fırsatı yakalar. Bu anlamda AB ordusu Türkiye’nin elinde bir kozdur” diye konuştu.

ABD’nin 2002 yılına benzer bir senaryoyu yine bölgede ve Türkiye’de hayata geçirmek istediğini anlatan Poyraz Gürson, şöyle devam etti: “2002 yılında senaryo çok açıktı. ABD, ‘Ben Irak’ı işgal edeceğim, sen de tarafını seç’ dedi Türkiye, 2002’de Irak’ın işgaline karşı çıkınca ekonomik krizle karşı karşıya kaldı. Benzer bir senaryoyu yine ısıtıyor ABD. Şimdi de, ‘İran’ı vuracağım, tarafını seç’ diyor. Bunu yaparken de Türkiye’de yine ekonomik kriz ve sosyal patlama senaryoları yazmaya başladı. Bu konuda deneyimi olan Türkiye’nin stratejik hareket ederek bu fırtınayı atlatması gerekir. Bunu da yapabilecek güce sahip.”

İdlib’de yaşanan sorunun tam kırılma noktası olabileceğini kaydeden Gürson, Türkiye’nin bu bölgede kendisine benzer açılımlar gerçekleştirebileceğini söyledi.

ABD’de Başkan Donald Trump’ın üçüncü dünya savaşını çıkabilecek bir anlayışa sahip olduğunu vurgulayan Gürson, şöyle dedi: “Tekrar hegemonyasını kurmak için her şeyi yapabilecek anlayışa sahip ABD başkanı. Bunun için bütün dünyayı karşısına almaktan çekinmiyor. Almanya da kendisini güvende hissetmiyor. ABD, Almanya’ya bir taraftan savaş açmış durumda. Türkiye eğer her 2 ülke ile de ilişkilerini AB ordusu noktasında geliştirebilirse ABD’nin kendisi üzerinde oynadığı oyunları kırıp atacaktır. Türkiye, ABD’den şikayet eden ülkelerle ortak hareket ederek, ABD’nin Türkiye üzerindeki baskısını kırabilir.”

Kaynak Yeniçağ: Gürson: “ABD ‘İran’ı vuracağım tarafınızı seçin’ diyor!”