KOCAELİ (AA) – Kocaeli’de, Karamürsel Kaymakamlığı çevre projesi kapsamında, Karamürsel Necdet Calp İlkokul öğrencileri, Kocaeli Üniversitesi Değirmendere Ali Özbay Meslek Yüksekokulu (MYO) El Sanatları Bölümünü ziyaret etti.

Ziyarette, Değirmendere Ali Özbay MYO Müdürü Doç. Dr. Poyraz Gürson, bölüm başkanı Nermin Demirkol, İlçe Milli Eğitim Şube Müdürü Ali Ejderoğlu, Necdet Calp İlkokulu müdür yardımcısı Hüseyin Öztürk hazır bulundu.

Öğrenciler, Sıfır Atık Projesi kapsamında, atık çamurdan pano, süs eşyaları, küçük eşyalar yaparak, bu faaliyetleriyle atıkların çöp olmadığı mesajını verdi.

ABD’nin İran üzerindeki baskısını artırdığını ve bu durumun İran’da iç karışıklıklara sebeb olabileceğini söyleyen Doç. Poyraz Gürson, Fırat’ın doğusuna yönelik bir operasyonun her an olabileceğini vurguladı.

 

Suriye’de yeni anayasa çalışmaları konusunda adımlar atılırken, ABD her geçen gün İran üzerindeki baskısını artırıyor.

Kasım ayından sonra baskılardan dolayı İran’da iç karışıklıkların artabileceğine dikkat çeken Kocaeli Üniversitesi öğretim üyesi Doç. Poyraz Gürson, Fırat’ın doğusuna yönelik bir operasyonun her an olabileceğini söyledi.

Gürson, “Ancak esas mesele İstanbul’da gerçekleşen dörtlü zirvenin ardından Suriye’de anayasa yazımı ve siyasi çözüm sürecinin hızlanması ile birlikte herkesin Suriye’de toprak kazanımı elde ederek güç kazanması. ABD şu anda Suriye’nin yüzde 25’ini elinde tutuyor. Türkiye’nin bir bölgesi var. Rusya ve İran Esad rejimi ile birlikte. Burada önemli olan ABD’nin PYD’yi silahlandırarak İran’ı vuracak olması. İran’da önümüzdeki dönemde rejim değişecektir ve Türkiye bundan ister istemez etkilenecektir” dedi.

Türkiye’nin obüs atışlarıyla birlikte Fırat’ın doğusunda PYD’ye ait mevzileri vurmasının bir operasyonun habercisi olabileceğini kaydeden Gürson, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ağzından bu mesajları verdiğini ifade etti.

Gürson şöyle devam etti: “Bu noktada ABD ile temasa geçilerek böyle bir adımın atılmış olabileceğini düşünüyorum. Türkiye’nin oradaki hesabı Fırat’ın doğusunun tehlike olmaktan çıkması ve göçü engellemek. ABD’nin hesabı İran. Rusya zaten Esad rejimi ile birlikte hareket ediyor ve rejimi destekleyerek rejimin elindeki toprakların artmasını istiyor. İran sıranın kendisine geldiğini gördüğü için orada Suriye ile birlikte hareket edip kazanım elde etmek istiyor. Burada tüm bunları birleştirdiğinizde anayasa yazımı ve siyasi çözüm öncesinde masada güçlü olma anlayışını görüyoruz. Tüm ülkeler kendilerine göre planlarını hazırladılar. Bunu sahada uygulayıp, masaya güçlü oturmak istiyorlar. .”

Teknoloji, sosyal medya, iletişim, savaşlar, politik, uluslararası ilişkiler, konjonktürel yapılanmalar, harp sanatları gibi konularda devam eden seminer beğeni topladı.

26 Eylül 2018 Çarşamba günü saat 14:00’de, Kocaeli Üniversitesi Ali Özbay Meslek Yüksek Okulu salonunda, Okul Müdürü Doç. Dr. A. Poyraz Gürson tarafından son dönemlerin en gündem konularından yapay zeka ve İnsanlık 2.0 hakkında bir seminer gerçekleşti.

IMG_1766

Ülkemizin konjonktürel durumu ve çevremizdeki gelişmeler ve ABD ilişkilerine de değinilen seminerde, amacın öğrencilerin ve katılımcıların ufuklarını geliştirmek, farkındalık yaratmak, teknolojinin geldiği ve gittiği noktalara parmak basmak olduğu gözlemlenen oturum, katılımcılar tarafından dikkatle izlendi.IMG_1762 (1)

Doç. Dr. A. Poyraz Gürson seminerle ilgili şunları dedi; ”Her şeyin başının sağlık olduğunu duyurarak sözlerime başlamak isterim. Tüm kurumuma, hocalarıma, katılımcı öğrencilerime ve misafirlerimize teşekkür ederim. 21. Yüzyılda insanoğlu nereye gidiyor? ve iNSANLIK 2.0 adlı bir semineri verme arzumuz oluştu. Ben Uluslararası bölümünde de dersler veriyorum. Bilgi teknolojileri insanların biyolojik sınırlarını aşmasını sağlayacak. Ülkeler bu alanlarda zaten algı operasyonları ile teknolojik harp yerine bilişsel ve bilgi teknolojilerine dayanan harbi yapmaktadırlar. Çipler, robotlar, akıllı bilgisayar ve proğramlar sistem basitleşirken ve zamanı satın alırken aslında durum karışık bir hal de almaktadır. Büyük devletler bilgiyi ve sosyal medyayı kullanarak algıları ve insanlığın yönünü istedikleri şekilde yönlendirmektedirler. Enerji ihtiyacı sebebiyle çevre ülkelerimizde, Orta Doğu’da, Kafkaslar’da, Uzak Doğu’da aslında dünyada müthiş değişimler gözlemlenmektedir. Sermaye teknoloji ve bilimi yönetmekte ve sorunlarla beraber güzel gelişmelerde gözlemlenmektedir. Biz ülke olarak bunun neresindeyiz, siz değerli öğrencilerim bunların farkında olarak eğitiminizde dönüşüm ve teknoloji rüzgarları ile beraber akılcı bir şekilde kendinizi donatmalısınız. Bizde imkanlar doğrultusunda sizlere bu konularda destek olmaya gayret göstereceğiz. Çünkü ben okulumu bir aile ortamı olarak görüyorum.

IMG_1761

Teknoloji, sosyal medya, iletişim, savaşlar, polıtık, uluslararası ilişkiler, konjonktürel yapılanmalar, harp sanatları gibi konularda devam eden seminer beğeni topladı.
Seminere okulun eğitmenleri, öğrencileri, az sayıda vatandaş ve Kocaeli Spastik Çocuklar Derneği’nin Başkanı Nurel Ergüneş ve üyeleri katıldı.

IMG_1752 (1)

Nurel Ergüneş bize seminerle ilgili şunları kaydetti; ”Seminerden memnun kaldım. Gürson beye ve bizi bu seminere davet eden Nermin Demirkol hocalarımıza teşekkür ederim. Farkındalık yaratarak ülkemizin sağlıklı geleceklere ulaşması için çok önemli olan bir konu olan yapay zekayı dinlemiş olduk. Engelli bireylerin tedavisi ve hayatlarında kolaylık sağlayabileceğini düşündüğüm bu teknolojik gelişmeler bizleri sevindirirken, bu tarz teknolojik yatırımların hem üretim hem kullanımda ekonomik ve teknik alt yapı olarak zorluğu var. Biz daha engelli bireylerimizin normal sağlık tedavilerini yaptıramazken bu tarz yapay zeka ve bağlantılı teknolojileri kullanmanın bir hayal olduğunu düşünüyorum. Örnekler var ama bunlar şanslı kişiler olarak görüyorum. Stephan Hawking örneği gibi. Tartışılan ve yıllarca tartışılacak bir konu olan İnsanlık 2.0 konusu bakalım yaşamda bizlere nelere gebe konular gösterecek. Bizde Ali Özbay Meslek Yüksek Okulu ile, engelli bireylerimizle sanat, el beyin koordinasyon ve hareket becerileri alanlarında ortak çalışmalarda olma arzumuzu ilettik. Değerli ve ilgili karşılık veren okul sorumlularımızla, bir alt yapı çalışması yapmak üzere anlaştık. Hem davet için hemde engelli bireylere her zaman kapılarının açık olduğunu belirten, Poyraz beye ve Nermin hanıma ayrı ayrı teşekkürlerimi iletirim.”
Haber: Veysel Kavrayan

http://www.ekoyasamgazetesi.com/mobil/haber/insanlik-2-0-semineri-ali-ozbay-myoda-gerceklesti-h525.html

http://www.kocaelihaberci.com/mobil/insanlik-2-0-semineri-ali-ozbay-myoda-gerceklesti-h25170.html

 

Türkiye’nin İdlib konusunda çok dikkatli olması gerektiğini vurgulayan Emekli Binbaşı Poyraz Gürson, Amerika ve Rusya’nın gizli anlaşmalar içinde olduğunu söyledi.

Fatih ERBOZ/Ankara

Suriye’nin İdlib kentindeki teröristlerin temizlenmesi sorununun içinden bir türlü çıkılamıyor. BM’nin Rusya’yı, Rusya’nın da İdlib’de bulunan radikal teröristler için Türkiye’yi sıkıştırdığını kaydeden Kocaeli Üniversitesi öğretim üyesi emekli Binbaşı Doç. Poyraz Gürson, “İdlib’de o kadar çok parametre var ki, bunların arasında hepsinden önemlisi ABD ve Rusya’nın üsleri. Suriye’nin geneline baktığınızda Rusya’nın 5, ABD’nin 27 üssü var. Böyle bir durumda Türkiye’nin elbette dikkatli olması gerekiyor. Ancak sadece Türkiye’nin değil birçok ülkenin de bu konuda Türkiye kadar dikkatli olmaları gerekiyor. Özellikle Avrupa ülkelerinin. Bir kere bir göç boyutu var, gelecek olan teröristler Avrupa’ya gidecekler. Avrupa için tehlike var” dedi.

İdlib tablosunun bir başka boyutunun Doğu Akdeniz olduğunu belirten Gürson, “Tüm bunları düşünerek hareket etmek zorundasınız. Türkiye’nin yapacağı hamleler çok önemli. Unutmayalım Rusya ve ABD’nin de birbirleri ile çatışmayarak gizli bir anlaşma içinde oldukları ortada” diye konuştu.

İdlib’in her geçen gün farklı boyutlar kazandığını kaydeden Gürson, şunları kaydetti:

“ABD ve Rusya üslerini Suriye’ye yerleştirmiş. Ayrıca Doğu Akdeniz’de güç gösterisi yapıyorlar. Kıbrıs’ın etrafında yaşananlar ortada. Böyle bir durumda Türkiye ne yapacak? İdlib’de 12 gözlem noktamız var. Bu gözlem noktalarına olası bir saldırıda ne yapacağız? Rusya ve Suriye operasyonda kararlı görünüyor. Eğer operasyon yapılırsa nüfusu 3 milyona yaklaşmış olan İdlib’den Türkiye’ye bir göç gerçekleşecek ve bu gelenler, arasında özellikle Avrupa ülkelerini tehdit eden terörist unsurlar olacak. Bu konu hem İdlib noktasında, hem de Suriye genelinde birçok parametreyi bir arada düşünmeyi gerektiriyor.”

Poyraz Gürson, gözlem noktalarından Rusya’nın dediği gibi ılımlı muhaliflerle teröristleri birbirinden ayıklamanın sadece Türkiye’nin işi olmadığını çünkü sadece Türkiye’nin güvenliğini ilgilendirmediğini bildirdi. Gürson, “Bu nedenle AB ordusundan bir birliği çağırıp onunla birlikte yapmaya başladığımız andan itibaren orada güvenliğimiz açısından net sonuç alabiliriz. Bölgede 60 bine yakın terörist var. ABD de zaten Avrupa’nın güvenliği için bir birliği hazır tutuyor. Sadece bizim değil, Avrupa’nın da güvenliği söz konusu” şeklinde konuştu. Poyraz Gürson, İdlib’de teröristleri muhaliflerden ayırma yönteminin tek başına yeterli olmayacağını ve bunun için Türkiye’nin kendi yanına Avrupa’yı çekmesi gerektiğini de aktardı.

Kaynak Yeniçağ: “Amerika ve Rusya gizli anlaşma içinde”

Enerji koridorunda Kıbrıs’ın ABD için önemli bir konuma geldiğini söyleyen Emekli Binbaşı Gürson, “Türkiye’ye Kıbrıs üzerinden baskı yapacaklar” dedi.

Emekli Binbaşı ve Kocaeli Üniversitesi öğretim üyesi Doç. Poyraz Gürson, Doğu Akdeniz’de yaşananların Suriye’deki güç gösterisinin ve çekişmenin bir türevi olarak görülmesinin doğal olduğunu söyledi. ABD’nin Doğu Akdeniz’de bulunma sebeplerinin başında İsrail’in güvenliği olduğunun da altını çizen Gürson, “Hatta onlar için Orta Doğu dediğiniz zaman önce akla İsrail geliyor. Bu noktada önemli İsrail’in güvenliği. İsrail Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum kesimi ile buradaki petrol ve doğal gaz rezervleri antlaşma yaptı. Bunun da ötesinde İsrail çıkardığı gazı satmaya başladı. Şu anda böyle bir durum söz konusu” dedi.

“KIBRIS ABD İÇİN ÖNEMLİ BİR KONUMA GELDİ”

Poyraz Gürson, enerji koridorunun başında bir bölge olduğu için artık sadece İsrail’in değil, ABD açısından da Kıbrıs’ın önemli bir bölge pozisyonuna geldiğini bildirerek, “Dolayısıyla herkes buradaki durumu yakından takip ediyor. Güney Kıbrıs zaten ilk fırsatta bize baskı oluşturmak için asker bile istemiyorum diyor. Ayrıca İngiltere’nin Kıbrıs’ta üsleri var. Bu üsleri kullanırsa ne olacak? Türkiye nasıl bir pozisyon alacak? Türkiye’nin tüm bunları düşünerek hareket etmesi gerekiyor. Dolayısıyla her ne kadar Doğu Akdeniz’deki durum Suriye’nin bir türevi olarak algılansa da bunun bir de bu yönleri var, unutmamak gerekiyor” diye konuştu.

“TÜRKİYE’YE KIBRIS ÜZERİNDEN BASKILAR EKSİK OLMAYACAKTIR”

Türkiye’nin batı kulübü üyesi olarak, Rusya ile flört içinde bir ülke olmasının da burada önem taşıdığını dile getiren Gürson, sözlerini şöyle sürdürdü: “Türkiye’nin bir de böyle bir durumu bulunuyor. Her ne kadar yeni dünya düzeninde Türkiyesiz kimse bir şey yapamaz diyoruz, bu doğru olsa bile burada Türkiye’ye Kıbrıs üzerinden baskılar eksik olmayacaktır. Bunu NATO üyesi batılı ülkeler olsa bile, ABD yapsa bile, Rusya da yapacaktır. Buna hazırlıklı olarak hareket etmemiz gerekiyor. Suriye’deki sorunun Doğu Akdeniz’de bir gövde gösterisine dönüşmesinin altında yatan bir diğer konu ise Astana sürecine bir türlü uyum sağlanamaması.”

http://www.kibrispostasi.com/mobile/index.php?news_id=261943

http://www.yenicaggazetesi.com.tr/turkiyeye-kibris-uzerinden-baski-yapacaklar-204096h.htm

 

Türkiye’nin ABD’ye her karşı çıkışında ekonomik krizle karşı karşıya kaldığını belirten Emekli Binbaşı Gürson, Şimdi de, ‘İran’ı vuracağım, tarafını seç’ diyor. Bunu yaparken de Türkiye’de yine ekonomik kriz patlama senaryoları yazmaya başladı” dedi.

Bünyamin ÖZTÜRK/Ankara

Emekli Binbaşı, Kocaeli Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Poyraz Gürson, İdlib konusunda Rusya ile bu kadar sık görüşülmesinin bu ülke aracılığıyla Suriye rejimi ile birlikte bir hamle yapılacağı anlamına geldiğini de söyledi. İdlib’in bugün bütün vesayet savaşlarının ortak noktası ve Suriye’de savaşın düğümü haline geldiğini belirten Gürson, Türkiye’nin burada net bir başarı kazanmak istiyorsa Batı dünyasına karşı net hamleler yapmak zorunda olduğunu söyledi. Rusya’nın PYD’yi kaybetmek istemediğini ifade eden Gürson, şöyle dedi:

“Türkiye ise Fırat’ın doğusu ve İdlib bölgesinde bu terörist unsurları istemiyor. Son günlerde artan diplomasi trafiği Rusya aracılığıyla Suriye rejimi ile ortak birtakım hamleler yapacağımız kanısını güçlendiriyor. Türkiye bu yolla birtakım inisiyatifler de alabilir. Bu da Türkiye’ye sahada ve masada kazanım olarak yansır. Fırat Kalkanı olsun, Zeytindalı operasyonu olsun söylediğim anlamda Türkiye’ye kazandırdı. Böyle bir inisiyatif alınası şu aşamada önem kazanıyor. Çin bile İdlib’de olmak istiyor. Çin, Uygur bölgesinden gelenlere karşı orada önlem almak istiyor kendince. İdlib vekalet savaşının tam anlamıyla yaşandığı bir yer olarak duruyor karşımızda. Türkiye bu noktada inisiyatif alabilirse büyük ölçüde sahayı lehine çevirecektir.”

Poyraz Gürson, NATO’nun kendini yeniden tanımlama zorunluğu çektiği bir ortamda Türkiye’nin, Batı’dan kopmadan bir destek almak istiyorsa NATO’nun içinde bulunan ülkelerle birlikte AB ordusunu gündeme getirmesi gerektiğini de belirtti. Gürson, “Türkiye ve Kanada’nın çekince koyduğu bu yapılanmaya eğer Türkiye çekincesini kaldırırsa o zaman ABD’nin yaratacağı her türlü olumsuzluğu kolayca aşma fırsatı yakalar. Bu anlamda AB ordusu Türkiye’nin elinde bir kozdur” diye konuştu.

ABD’nin 2002 yılına benzer bir senaryoyu yine bölgede ve Türkiye’de hayata geçirmek istediğini anlatan Poyraz Gürson, şöyle devam etti: “2002 yılında senaryo çok açıktı. ABD, ‘Ben Irak’ı işgal edeceğim, sen de tarafını seç’ dedi Türkiye, 2002’de Irak’ın işgaline karşı çıkınca ekonomik krizle karşı karşıya kaldı. Benzer bir senaryoyu yine ısıtıyor ABD. Şimdi de, ‘İran’ı vuracağım, tarafını seç’ diyor. Bunu yaparken de Türkiye’de yine ekonomik kriz ve sosyal patlama senaryoları yazmaya başladı. Bu konuda deneyimi olan Türkiye’nin stratejik hareket ederek bu fırtınayı atlatması gerekir. Bunu da yapabilecek güce sahip.”

İdlib’de yaşanan sorunun tam kırılma noktası olabileceğini kaydeden Gürson, Türkiye’nin bu bölgede kendisine benzer açılımlar gerçekleştirebileceğini söyledi.

ABD’de Başkan Donald Trump’ın üçüncü dünya savaşını çıkabilecek bir anlayışa sahip olduğunu vurgulayan Gürson, şöyle dedi: “Tekrar hegemonyasını kurmak için her şeyi yapabilecek anlayışa sahip ABD başkanı. Bunun için bütün dünyayı karşısına almaktan çekinmiyor. Almanya da kendisini güvende hissetmiyor. ABD, Almanya’ya bir taraftan savaş açmış durumda. Türkiye eğer her 2 ülke ile de ilişkilerini AB ordusu noktasında geliştirebilirse ABD’nin kendisi üzerinde oynadığı oyunları kırıp atacaktır. Türkiye, ABD’den şikayet eden ülkelerle ortak hareket ederek, ABD’nin Türkiye üzerindeki baskısını kırabilir.”

Kaynak Yeniçağ: Gürson: “ABD ‘İran’ı vuracağım tarafınızı seçin’ diyor!”